Yaşamın sunduklarına tanıklığım
• 22/2/2007 - AĞZIMIZ DEĞİŞİK BİR TAT GÖRSÜN.
Efendim ne zamandır bloğuma girip bir şeyler yazamıyordum. Şimdi iki arada bir derede şöyle bir kendimi ziyaret edeyim dedim. Şablonumu değiştirmekle başladım işe ama şablon değiştirirken yazımdaki resim gitti, bende bu yazıyı silmekte çare buldum. Tabii bunun telafisi yok, yazıyı yeniden yazmak lazım ama ulaşabileceği kadar insana ulaştı zaten. Gelelim ağız tadına. Vereceğim tarif yemekten çok mezeye giriyor ama tadı çok hoş. En azından bana öyle geliyor. Ben henüz yaptıklarımın resimlerini çekip blogumda yayınlayamıyorum. Resim olmaması nedeni ile beni affedin lütfen. Vereceğim tarifin bir adı yok. Buyrun buna isim siz bulun. Gelelim tarife:
1) 4-5 adet kırmızı biber
2)Tulum peyniri veya kaşar loru
3) maydonoz
4) sıvı yağ
5) 1 diş sarımsak
6) 1 kase yoğurt
Yapılışı: Kırmızı biberler kabukları soyulacak şekilde közlenir, kabukları ayıklanıp yıkanır. Lor peynirinin içine maydonoz kıyılıp karıştırılır. Biberlerin içine alabildiği kadar lor peyniri konur. Sıvı yağ da kızartılır. Üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek ılık servis yapılması tercih olunur. (lor peynir içinde erimiş ve kırmızı biberler yumuşak olduğundan yerken daha bir lezzetli oluyor. ) Deneyin pişman olmayacaksınız afiyet olsun.
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 19/1/2007 - Toplumsal Duyarsızlığımız hakkında.
Dün yani 18.01.2007 tarihinde Ekonomi Üniversitesi'nde Spastik Özürlüler Yararına düzenlenen SEHER DİLMAÇ'ın solist olarak yaptığı konsere gittim. Çok beğendim. Uzun zamandır Türk Sanat Müziğinden bu kadar zevk almamıştım. Sanatçı repertuarını seçerken çok titiz davranmış. Hiçbir umutsuzluk ve yakınma içeren şarkı (sözü) yoktu repartuarında. Benim belki birkaç kere duyduğum ama kullağımda yer etmeyen bir kaç parça okudu önce eşime bunlar yeni herhalde diye sordum, hayır eski dedi. Haklıydı ama çok uzunzamandır yorumlanmadığı yada ben yorumuna rastlamadığım için yeniymiş gibi geldiler. Sonra tınısı tanıdık birçok şarkı ve türküler söylendi. Bir saati geçgince bir süre çok güzel vakit geçirdim. Grip olmama ve sesimin berbat çıkmasına rağmen şarkı söyledim. Amma ve lakin keşke salon 1/4 oranında dolu olmasaydı. Keşke o koltuklar dolup taşsaydı. Keşke katılımcıların hepsi spastikler ve yakınları olmasaydı. Bu tür faaliyetlere katılmak için illaki böyle bir yakınımızın mı olması gerekiyor? Ey ahali nerde vicdanınız. Dışarıdaki dilenciye para verenler. Belki dolandırılıyorsunuz. Çoğunun çalışmayı tercih etmemesi yüzünden bunu iş edindiğini bile bile para veriyorsunuz. Burada hem güzel vakit geçireceksiniz, hem bir iyilik yapmış olacaksınız. Peki neredeydiniz. SEHER DİLMAÇ adına da üzücü bir durum tabiki!.. O kadar az bir topluluğa konser vermek. Bence onun çapında bir sanatçıyı dinlemeye daha çok insan gelmeliydi herşeyden önce. Hani kadın çirkin desen değil. Yaşını hiç göstermediği gibi bence birçok popüler isimden de güzel bir hanım. Sesi çirkin desen değil. Bülbül mübarek. Hem konuşma sesi, hem şarkı söylerkenki tınısı güzel olan kaç kadın sanaççı var ki. Al muazzez Abacı, al Kibariye, Al Muazzez Ersoy Konuşurken sesleri kulağımı tırmalıyor. Bazen şarkı söylerken de tırmalıyor ya neyse. Aman canım işte ben sindiremedim bu kadar az kişinin konsere katılımını. Söyleyeyim, yazayım dedim. İçimde kalmasın. Paylaşıyorum. Eğer beni duyan gören varsa, ne demişti Ayşe Arman kimse okumazsa ben okurum. (yazdığı roman için) işte öyle bir durum benimki de. Sonuç olarak diyorum ki hani normalde zaten maddi koşullar el vermediğinden ve/veya çoluk çocukla uğraşmaktan yine ve/veya ev halinden zaman ayırıpta bir konsere falan gidemiyoruz çoğumuz. Hadii itiraf edin gidilmiyor. Bari böyle faaliyetlere katılalım da çorbada bizimde tuzumuz olsun dimi ya. |
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 12/1/2007 - KARDEŞE AĞIT
Yine geldi bahar yine,
Hiç bana aldırmadan,
Nasıl da kibirleniyor ağaçlar,
Arsızca çiçeklerini patlatırken.
Her bahar nasıl da can buluyor doğa
Ben her bahar da biraz daha ölü,
Biraz daha azalmışken,
Bana nasılda nisbet ediyor,
Hiç istemiyorum bahar gelsin.
Dallar bezensin, bahçeler şenlensin
Nasıl isterim?
Canımdan can koptu yine
Gitti canım yiğidim,
Toprağın derinine
Sel oldu aktı yaşlar,
Bulutlanan göz pınarlarımdan
Bazen saklaya saklaya
Bazen bağıra bağıra
Hiç sönmedi hiç sönmeyecek
Yakıp gittiği yürek
Onun yaşayamadıklarını düşünerek |
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 12/1/2007 - Ölenle neden ölünmez?
Her geçen yıl içimden bir parça kopup engine dağılıyor, sonsuzluğa uçuyor. Sevdiklerim vücudumun çeşitli yerlerinden fışkıran görünmez uzuvlarken, herbiri birer birer kesiliyor, koparılıyor. Canım acıyor. Görünmez kanlar akıyor kopan, kesilen yerden. Onları bir daha göremeyecek olmanın açısı kavuruyor bağrımı. Çıplak bedenlerini toprağın altında düşününce, sıcaktan, soğuktan, yağmurdan, çamurdan korumak istiyorum. Eyvah diyorum bugün yağmur yağdı, eyvah bugün ayaz var, eyvah bugün çook sıcak, üşümesinler diyorum, kirlenmesinler, sıcaktan bunalmasınlar. Halbuki ger geçen gün bedenleri eriyip gidiyor. böcekler hücum ediyor kefenlerine, toprak onları kendine çekiyor. Toprak oluyorlar. Ben nasıl hala hayattayım, niye onların yanında olmadım, ben niye burdayım? diyorum.
Bakıyorum hayata, devam ediyor. Ben orda olsaydım yine devam edecekti. Benim sınavım bu. Onlarınki bitti. Benim görevim bu ben devam etmek zorundayım. Hayata yapışmak için neden yaratmak zorundayım, diyorum. Şimdi iki nedenim var biri altı biri bir yaşında. İki çok güzel neden. Şimdi daha iyiyim.
Kaybolanın yerini hiç birisi doldurmaz, ama onların yerini de kimse alamaz diyorum. Devam ediyorum yaşamaya, nezamen biter hayat bilmiyorum. Artık endişelenmiyorum da her şey olacağına varıyor. Sadece her kes için öncelikle oğullarım için en iyisini diliyorum. Keşke daha fazla sevgi olsaydı hayatlarımızda. Ne kadar farklı olurdu hayat. Sevgiyle kalın, sevdiklerinize bunu göstermekten çekinmeyin, sevginizi çocuklarınızdan esirgemeyin, sevinki onlar da sizi sevsinler. |
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 11/1/2007 - Küçük anneme
On yıl geçti aradan acını eskitemedim.
Bu akşam yine benimleydin.
Bir otomobilin içinde, benden başka üçkişiyle
Se de tam karşımda!.. tam ondakika gittik.
Onlar, ben yanlarındayım sandılar,
Ben seninleydim.
Hep yapardınya,
Boşlukta kör bir noktaya bakardım.
Sulanırdı ela gözlerin,
Sen boşluğa baktın, ben sana baktım.
Baktığımı sandım.
Seni ne kadar özlediğimi hatırladım.
İçim ezildi, yokluğun acıttı.
Gözlerime koşan gözyazlarımı tutamadım.
Gözpınarlarımdan akmaması için direndim.
Yutkundum kimse fark etmeden,
İçime aktılar ve gittin.
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
|
|
|